Konkordato : Şirket Borçlarının Yapılandırması ve Ertelenmesi

Bu sabah haberlerde Yörsan konkordatosu skandalı başlıklarıyla yapılan haberleri okudum. Olacağı buydu tabi. Beklenen süreç küçük ve orta ölçekli işletmeler için çoktan başlamıştı bile. Büyük firmaların konkordato ya gitmesi şuan da şaşırtsa da yakında gündemden düşmeyecek oluşu sebebiyle alışacağız artık. Sizin için kısaca konkordatonun ne olduğunu açıklayayım.Çünkü önümüzdeki süreçte ve yıllarda da diyebiliriz karşımıza oldukça fazla çıkacak.

Konkordato Nedir?

Şirketlerin batmasını önlemek adına şirket borçlarının ertelenmesi ve yapılandırması demektir.Tabi 2018 yılı içinde Şirketlerimizi konkordato da korumadı.Teker teker firmalar tasfiyesini verdi.Ki 1964 yılında kurulan ve sağlam temelleri olan Yörsan da bu ekonomik krizden nasibini alanlardan. Ekim 2018 de borçları için yapılandırma yapmak adına Susurluk Asliye Hukuk Mahkemesine başvuru yaptı.Konkordato isteminin sebebi ise;  satılan ürün karının düşük oluşu, yakıtın her gün artması ile lojistik giderlerinin tavan yapması ve kredi maliyetlerinin şirket dengelerini altüst ettiği yönünde.

Her gün yenisi ekleniyor konkordato istemiyle mahkemelere başvuran firmalara.Eğer bu duruma iyi tarafından bakacak olursak en azından konkordato uygulaması ile borç yükü hafifliyor firmaların.Vatandaşın konkordatosu bile yok gerçeği geçiyor insanın aklından. Ne borç erteleyebiliyor ne de  yapılandırılabiliyor. Var olan borçları her gün daha da katlanarak artıyor.

Ağır Ekonomik Baskı Dayanılmaz Oldu...

İşsizlik rakamlarına bakacak olursak yaklaşık 2018 yılı için 6 milyona yükselmiş durumda.Vatandaşların kredi ve kredi kartı borçları her geçen gün icra takibine düşmekte.Buna ek olarak elden alınan borçlar da var tabi.Bu kadar büyük baskılar sonucu ne yapacağını bilemeyen vatandaş edindiğimiz bilgilere göre intihara kadar sürüklenen psikolojik savaşlar veriyorlar.Geçen gün yine okuduğum bir haber de; çocuğunun pantolonu uygun olmadığı için okula alınmayan İsmail Devrim’in trajik intiharıyla ilgili.Büyük firmalar her gün haber konusu olsa da asıl bizim kanayan yaramız buz dağının görünmeyen kısmı,''vatandaşlarımız''...

Ekonomik Kriz İntihara mı Sürüklüyor?

Kırklareli Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Dergisi’nde 2016’da yayınlanan bir araştırmada kriz dönemleriyle intiharlar arasında paralellikler üzerine dikkati çekiyor. Yapılan araştırmaya göre, 1993 yılında bin 229 intihar olayı yaşanırken bu sayı ekonomik krizin yaşandığı 1994 yılında bin 536’ya çıkmıştı. Yine 2001 yılında meydana gelen kriz de işsizlik oranları üzerinde büyük bir etki yaratmış ve işsizliğin artışı, intihar oranlarına dramatik bir şekilde yansımış, 2000 yılında bin 802 birey intihar ederken bu sayı 2001 yılında 2 bin 584 kişiye yükselmişti.Acı gerçek şu ki elimizde bu veriler bile olmasa biz neyin ne olduğunu farkındayız.Birileri farkına varsın diye böyle veriler açıklamaya da gerek yok. Her şey apaçık ortada.Yükselen enflasyona dayanamayan vatandaşımız evine bakamaz hale gelmiş ve beklenen son...

KONUYLA İLGİLİ DÜŞÜNCENİZİ YORUMDA BELİRTİN LÜTFEN

Daha yeni Daha eski